Fransa ve Türkiye İskenderun’un Mülkiyetini Talep Ediyor/France and Turkey Claim Title to Alexandretta. Sugar House Bulletin 19.02.1937/19 Şubat 1937

 

Sugar House Bulletin – 19 Şubat 1937
DOĞU’DA YENİ BİR SORUN BÖLGESİ ORTAYA ÇIKIYOR
Fransa ve Türkiye İskenderun Üzerinde Hak İddia Ediyor

Washington, D.C. — Yakın Doğu’nun en yeni sorunlu bölgesi, Suriye’nin kuzeybatı köşesinde yer alan ve hem Fransa’nın hem de Türkiye’nin kalıcı egemenlik iddiasında bulunduğu İskenderun sancağıdır. Bu konu, National Geographic Society tarafından yayımlanan bir bültende ele alınmaktadır.

Bültende şöyle denilmektedir:
“İskenderun sancağı ya da bölgesi, Suriye’nin Fransız mandası bütünlüğü içinde, Suriye’nin bağımsızlığına yönelik son planlar gündeme gelene kadar adeta gözden kaybolmuş olmakla birlikte, Birinci Dünya Savaşı sonrasında Türk Levantı’ndan koparılan yapboz parçalarından biridir.

Her ne kadar Fransız himayesi altındaki yeni Suriye Cumhuriyeti’nin bir parçası olsa da, aynı zamanda doğrudan Fransız yönetimi altında özerk bir eyalet niteliğindedir. Bununla birlikte Türkiye, nüfusun çoğunluğunun Türk olduğunu ve bölgenin Paris Barış Konferansı’nda yalnızca şartlı olarak Türkiye’den ayrıldığını ileri sürmektedir.”

İki Önemli Şehir

“Bölgede iki önemli şehir bulunmaktadır. Bunlardan biri, Ben Hur’un maceralarına sahne olan Antakya, diğeri ise Büyük İskender’in adını taşıyan liman ve demiryolu terminali İskenderun’dur. Pavlus ve Barnabas’ın yakınlarında vaaz verdikleri dönemden bu yana pek az değişmiş olan Antakya, verimli tarım arazileri ortasında gelişen bir ticaret merkezidir. Bu arazilerin büyük bir kısmı meyan köküyle doludur. Modern karayolları artık bu eski Doğu Roma başkentini Halep ve Suriye’nin diğer bölgelerine bağlamaktadır.

İskenderun’un tarihi ise milattan sonra dördüncü yüzyıla kadar uzanır. Türkçe adı olan İskenderun, Büyük İskender’in Persler üzerindeki Issos (M.Ö. 333) zaferini hatırlatır. Süveyş Kanalı’nın inşasından önce Hindistan ve İran’dan gelen kervan ticaretinin başlıca çıkış noktalarından biriydi. Antakya’dan Amanos Dağları’nı aşarak kuzeye uzanan modern bir karayolu yapılıncaya kadar İskenderun’un ticareti büyük ölçüde Anadolu ile, Türkiye’deki Toprakkale’de Bağdat Demiryolu’na bağlanan dar hatlı bir demiryolu aracılığıyla yürütülüyordu.”

Ünlü Dağa Yakın

“Yaklaşık 12.000 nüfuslu, turistik cazibesi neredeyse olmayan, sıradan bir çalışma şehri olması nedeniyle İskenderun genellikle haberlerde yer almaz. Bataklık bir ova üzerine kurulmuş ve Amanos Dağları ile çevrilmiş olan şehir, sağlıksızlığı ile ün salmıştır; ancak mükemmel limanı, Beyrut’un kuzeyindeki en iyi demirleme yeridir.

İskenderun ve Antakya’ya çok uzak olmayan bir yerde, yakın zamanda yayımlanan çok satan ‘Musa Dağı’nda Kırk Gün’ adlı eserde anlatılan dramatik Birinci Dünya Savaşı kuşatmasına sahne olan ünlü Musa Dağı yükselir. Yakın Anadolu’da ise, Antakya’nın zevk ve günah dolu yaşamını hoş karşılamayan Havari Pavlus’un doğum yeri olan Tarsus bulunmaktadır.

İskenderun bölgesi, genellikle bol ürün veren iyi sulanmış vadilere sahiptir. Pamuk, tütün, meyan kökü ve turunçgiller başlıca ürünler arasındadır. Ayrıca canlı hayvan, ipek kozası ve tekstil ürünleri ihraç edilmektedir. Bölgede petrolün yanı sıra krom ve antimuan maden yatakları da keşfedilmiştir.

Fırtınalardan korunaklı olan İskenderun, geçmişte Kilikya’dan gelen Ermeni mültecilerden oluşan büyük bir koloniye ev sahipliği yapmış olup, insan kaynaklı çatışmalardan payını almış ve gelecekte de daha fazlasına sahne olacak gibi görünmektedir.”

27 Temmuz 2024

İlgili Terimler :

Instagram'da Bizi Takip Edebilirsiniz...

Bizimle ilgili tüm haber ve gelişmelerden haberdar olmak için Instagram’da takip edebilirsiniz.
@antakyatarihi.com.tr

İLETİŞİM: 0538 955 2706

MAİL bilgi@antakyatarihi.com.tr

ADRES: Antakya - Hatay